Katilin birine ceza veriyorsun mahkum ediyorsun ama yenisi çıkıyor. Bu toplumsal bir hastalıktır. Bu cehaletin önüne geçilmesi gerekir. Her şey benim babam senin babanı döverle başlıyor. Benim paşa oğlum sonra elinin kiriyle şiddet evlerimizde farkında olmadan beslenip büyütülüyor.
Erkeklerin yarısına yakını tacizci zaten. Bunu kabul edelim. Kadınların büyük kısmı da maço ya da alfa erkek düşkünü. Hal böyle olunca istisnalar dışında bu denklemden şiddet çıkıyor. Bana küfretti, beni itti, bana vurdu çünkü kıskanıyor. Hayır bu sevgi değil. Sizi bir birey olarak değil kendine ait bir eşya olarak görüyor. Özgüven eksikliğiyle kaba kuvvete başvuruyor ve siz bunu beni paylaşamıyor olarak adlandırıyorsunuz. Ben bir erkek olarak bile öyle insanlarla arkadaşlık kurmazken siz nasıl hayat arkadaşınız olarak seçebiliyorsunuz. Çevrenizde özgürlüğünüzü kısıtlamayan, ne giydiğinize karışmayan, size yaşam alanı bırakan insanlar olmalı.
Toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda bir devrim yaşanmadan ne yazık ki bu bataklık kurumayacak. Bunun için İstanbul Sözleşmesi imzalanmalı. Bu sözleşme toplumsal cinsiyete dayalı ayrımcılık ve şiddeti temel almış ve toplumsal cinsiyeti tanımlayan ilk uluslararası belge olma özelliğini taşıyor.
Maalesef kadın cinayetleri halen devam ediyor..Haberlerde kaybolan kızlar,çocuklar da vardı,şu sıralar kayıp habrleri de çok,umarız bunların altından da cinayetler çıkmaz,üzücü bir durum..
YanıtlaSilumalım abi zaten geriye yapacak çok da bir şey kalmıyor
Silo kıskançlık başka. bu şiddeti çoğu zaman kadınlar 'kıskançlık' olarak tanımlayıp o insanla yoluna devam ediyor. eleştirdiğim nokta buydu.
YanıtlaSil21. yüzyılla gelmişiz ama biz sanki ilerlemiyor, geriliyoruz. Bu bataklıktan keşke kurtulsak ama çok zor :(
YanıtlaSililkel benlikler her çağda
SilLütfen kadınlarımıza yapılan şiddete bir dur diyelim. Cezalar mı hafif geliyor. Anlamadım bu işi
YanıtlaSilhafif tabii. devlet ileri gelenlerinin bu konuda sert açıklaması yapması gerekiyor ama maalesef..
SilÜlke genel olarak bir şiddet ortamına (kutuplaşmaya) bilerek çevrildi bundan herkes etkileniyor kadınlar ve çocuklar daha çok etkileniyor. Devlet bu sorunu gerçekten çözmek istiyor mu hiç emin değilim, sanki işlerine geliyor gibi. Kadın davranışı konusunda da size katılıyorum genel tavır olarak. Zaten konunun muhatabının zorlaması, araştırması, sorunu çözmesi gerekiyor. Bu işi erkek düzene bırakırsak daha çok bekleriz. Elinize sağlık.
YanıtlaSildevlet bir şey yapmıyorsa bireysel olarak çabalayacağız. biz erkekler, böyle tipleri aramızda barındırmayarak ya da şiddet gördüğümüzde müdahale ederek.. kadınlarsa duyurarak, uzaklaşarak, boyun eğmeyerek..
Silİstanbul Sözleşmesi sizin bahsettiğiniz kadar mâsum bir sözleşme değil. Tüm maddeleri okursanız Türk aile yapısına kasteden bir sözleşme olduğunu göreceksiniz.
YanıtlaSilokumadığım bir şeyi desteklemem. türk aile yapısı kol kırılır yen içinde kalır mı?
SilOlaya taraflı bakıyorsunuz. Daha dün Polonya vazgeçti İstanbul Sözleşmesi'nden. Neden acaba?
Sil42 ülkeyi neden görmezden geliyorsunuz. polonya'yı mı baz alıyorsunuz? evet %2 farkla çekilmiştir. polonya'da sağ tabanlı kilise ile hareket eden muhafazakar bir iktidar partisi var. onlar adına çok ücüzü. ben taraflı değilim, zaten bu işin tarafı olmamalı. partiler ve ideolojilerin üstünde bir durum. hiçbir çağdaş hukuk devleti istanbul sözleşmesi'ne karşı olmamalıdır.
SilDostum çok doğru noktalara parmak başmışsın ben de eklemek isterim ki bunun dünya da dil-din-ırk ile alakası yoktur insanlık ile alakası vardır blogunu takibe aldım senide beklerim
YanıtlaSilkesinlikle yoktur bu zaten olması gereken bir hak ve özgürlük metni. açıksan hemen geliyorum dostum :)
Sil